Dünya Yeni Bir Ekonomik Krize Mi Sürükleniyor?

10 yıl önce bu zamanlarda büyük Amerikan ekonomisi açısından son derece beklenmedik bir kriz ortaya çıkmış ve Wall Street’in önemli bankası Lehman Brother iflas etmişti. Bu gelişme kısa zamanda dalga dalga yayılmış çok sayıda kurumu ve insanı etkilemişti. Transatlantik boyut kazanan kriz, İngiltere’de bankaların kamulaştırılmasına, Almanya’da kredilerin kurtarılmasına, İrlanda’da devletin kredilere kefil olmasına dek çok sayıda olumsuz etkiye yol açmıştı.

finansal kriz

Bu büyük kriz ile karşılaştırılabilecek tek kriz ise 1930’lardaki Büyük Buhrandı. 10 yıl önce yaşanan bu krizin siyasi yansımaları günümüzde de sürmekte. Çalışanlar içinse sosyal yardımlar kesilmiş, maaşlar yeteri kadar yükselmemiş (hatta tarihin en düşük maaş artışları yaşanmış), yaşam standardı düşmüştü. Devlet çöken sistemi kurtarmak adına bolca para basıyordu. Amerika Birleşik Devletleri’nde bankalar ve kredi sahipleri iflas ederken 9 milyondan fazla Amerikalı ise evini ya bankalara vermek zorunda kalmış ya da satmıştı.

Bu krizin en önemli sonucu ise Amerikan Merkez Bankası Fed’in krizden çıkmak adına dünyayı adeta kredilerle fonlamasıydı. Piyasaya yaklaşık 5 trilyon dolar sürmüştü FED. Yabancı merkez bankalarına ise SWAP işlemleri ile 10 trilyon dolar sağlamıştı. Hiç şüphesiz bu ‘bolluktan’ Türkiye de fayda sağlamış, dolar ve dolayısıyla ithalat ucuzlamış, ekonomik büyüme kaydedilmişti. Ancak bu para iç piyasa için daimi değildi ve bugünlerde yaşadığımız süreç ise bu paranın vatanına yani Amerika’ya geri dönmesi sürecidir. Böylece uzun vadeli yatırımlar için kullanılması gereken para ile günü kurtarmanın sadece bir süre için mümkün olabildiği yine görülmüş oluyordu.

Bugün ekonomik krizlere karşı hala etkili bir politika yürütülmemesinden yakınılıyor. Popülizm dünyada siyaset için hala büyük bir sorun. Oysa yeni bir vizyona ve farklı paradigmalara ihtiyaç var.

2018’de ekonomik iklimin 2008’inkinden kötü olduğu söyleniyor. Örneğin, İngiliz hane halkı yüksek oranda borçlu. Uluslararası iş birliğinin olmayışı küresel manada ekonomik krize karşı koordine bir duruş sergilemeyi güçleştiriyor. Modern ekonomi git gide monopol bir hale geliyor ve bu durum üstelik bundan çıkarı olan politikacılar tarafından da destekleniyor. Dolara daha az yaslanan bir ekonomik düzene ve devlet ile piyasalar arasındaki sınırın yeniden tartışılmasına ihtiyaç var.

Lehman Brother’ın batışından 10 yıl sonra bugün yeni bir anlayış gerekiyor ve bu yeni paradigmada medeni bir toplumda insanlar nasıl yaşamalı sorusu da kendine yer bulmak zorunda.

Not: Bu yazıda birebir olmasa da çevirisi yapılan ve yazıya kaynaklık eden The Guardian analizi için tıklayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.