Yabancı Dil Öğreniminde Yapılan Hatalar

Türkiye’de insanlar özellikle İngilizce öğrenmek amacıyla yoğun miktarda çaba gösterirken aynı zamanda çok zaman ve para da harcıyor olmalarına rağmen bu konuda başarısız oluyorlar. Öğrenim sürecinde birtakım hataların yapıldığı muhakkak çünkü yabancı dil eğitiminde başka ülkelerde çok daha az zaman sarf edilmesine karşın bizim ülkemize oranla çok daha başarılı sonuçlar alınıyor. Bu konuda dil öğrenmenin zaruri olduğu bir alanda eğitim aldığım için çok mesai harcamış ve yurtdışında öğrenim görürken kıyaslama yapma şansına sahip olmuş biri olarak hatalar konusunda yaptığım ve önemli bulduğum tespitlerimi sizlerle bu yazıda paylaşacağım. Yazıda, yaygın olarak öğrenilmeye çalışılan dil olduğundan örneklerde İngilizceyi kullanacağım ama tavsiyeler her dil için ortak nitelikte olacak.

DİLİ AMAÇ OLARAK GÖRMEK

Türk Dil Kurumu dili şöyle tanımlamakta: ‘İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma.’ Dil en nihayetinde iletişim kurmak amacı ile kullanılan bir araç. Yalnız ülkemizde İngilizce eğitimi teori ağırlıklı olduğu için bu konuda çaba gösteren insanlar da öğrenmeye çalıştıkları dilin işlevsel yönünü unutuyor ve dili hızlı bir şekilde elde edilmesi gereken bir paket olarak görüyorlar.

Dil öğrenirken pratik

Bir dili öğreniyorsanız, öğrendiklerinizin gerçek hayatta bir karşılığı olduğu farkındalığından uzaklaşmamanız gerekir. ‘Pencereyi açar mısın lütfen?’, ‘Bir kahve alabilir miyim?’, ‘Otobüs saat 14.15’te bu duraktan geçer.’ gibi cümleler kurs sınıfınızda sıkça tekrar edilen ve size hiçbir anlamı olmayan birtakım sesler gibi geliyorsa dilin sizin için bir karşılığı yoktur.

DİLİ İŞLEVSEL BİR ARAÇ OLARAK KULLANMANIN YOLLARI

Dili yaşamak gerektiğini açıkladık. Peki Türkiye’de yaşayan ve yabancılarla muhatap olma şansı olmayan biri dilin günlük hayatta karşılığını nasıl görebilir? Bu sorunun cevabı zor değil. Teknolojinin belki de en büyük faydası dil öğrenimine oldu. Bugün çok sayıda internet sitesinde yabancılarla konuşma ve yazışma fırsatı var. Bunun yanında İngilizce haber okumak, İngilizce videolar izlemek de sizin için kelimelerin işlev kazandığı bir kaynağa erişme imkânı demek. Dil öğretiminde son derece başarılı olan Kuzey Avrupa ülkelerinde de dilin işlevsel yönü ön plana çıkarılır. Bundan dolayı özellikle sizin için dilin anlamsız sesler yığınından çıkıp bir araca döndüğü hangi kaynaklar varsa bunları sık kullanmayı ihmal etmeyin.

ÖNCELİĞİ OKUMA VE YAZMAYA VERMEK

Türkiye’de hata olarak gördüğüm bir diğer düşünce ise oldukça yaygın. Dil öğreniminde konuşmaya çok fazla odaklanılıyor. Oysa yazıda bu zamana dek bahsettiğimiz bir gerçek var ki o da dil işlevsel olduğu sürece yani işinize yaradığını gördüğünüzde, pratiğini yapabildiğinizde öğrenilebiliyor. Genellikle insanların ülke içerisinde İngilizceyi konuşma imkânı pek bulunmuyor. Günün tamamında Türkçe konuşup sadece dil kursunda kısa bir süre İngilizce konuşmak ise yeterli değil. Elbette bu durumun istisnaları olabilir. Özellikle çok sayıda turistin yaşadığı Ege ve Akdeniz bölgelerinde yaşayanlar için bahsettiğim koşullar geçerli değil. Zaten turistik bölgelerde çalışanların İngilizce hiçbir gramer bilgisi olmadığı halde akıcı konuşabildiklerine şahit olmuşsunuzdur. Bu da yazıda sürekli bahsettiğim dilin işlevselliğinin önemini kanıtlar nitelikte bir durum zaten.

Dil Öğrenirken Hatalar

Turistik bölgelerde yaşamayanlar ise dil öğreniminde önceliği okuma ve yazmaya verirse bu onlar için daha doğru bir metot olacaktır inancındayım. Zaten öğrenciler için gerek okulda gerek ise çeşitli sınavlarda okuma ve yazma becerisi daha öncelikli oluyor. Okuma ve yazmada yetkinlik kazanan birey ise konuşma için pratik yapma imkanına sahip olduğunda İngilizce konuşmada da hızlıca başarı yakalayacaktır. Dil öğreniminde böyle bir öncelik belirlemek konuşmakta zorlanan kişinin umutsuzluğa düşmesine de engel olacaktır.

SONUÇ

Sonuç olarak dil öğreniminin bir süreç olduğu unutulmamalıdır. Elbette birçok konuda olduğu gibi dil öğreniminde de herkesin tarzı farklı olabilir. Bu yazıda sizlere farklı bir pencere açmaya çalıştım. Sizler de farklı yolları öğrenerek, bu konuda kendinizi tanıyarak, mantığınızla uyuşan doğru ve yanlış yöntemleri belirleyerek bu konuda zamanla bir tarz belirleyecek ve dil öğreniminde kademe kademe ilerleyeceksiniz. Dil yaşayan bir olgu olduğu için de bu konuda öğrenmenin de sonunun olmadığı ayrı bir gerçek.

Bu konuda çaba içerisinde olan tüm okurlara başarılar dilerim.

One thought on “Yabancı Dil Öğreniminde Yapılan Hatalar

  1. yazışarak öğrenmeyi nerdeyse bir yıl boyunca denedim ben. o dönemde kelime bilgim arttı biraz. grameri de sezmiş gibiydim ama aradan dört yıl geçince yine bir şey kalmadı. ingilizce altyazılı film izlemeyi denedim, duolingo gibi uygulamaları da denedim. ama onlar da sıkıyor bir süre sonra. özellikle uygulamalar sürekli aynı şeyleri karşına çıkarıyor gibi geliyor. ben kendi başıma beceremedim naptıysam. en son kurs kaldı bakalım. konuşmadan olmayacak sanırım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.