Watergate Skandalı

Amerika Birleşik Devletleri tarihinde ilk kez bir başkanın istifa etmesi ile neticelenen, kendisinden sonra gün yüzüne çıkan benzer skandallar isimlendirilirken isimlerin sonuna ‘gate’ kelimesi eklenerek sürekli atıf yapılan, gazetecilik tarihinde çok önemli bir yer edinen ve araştırmacılar için her daim örnek gösterilen Watergate Skandalı 1970’lerin başında meydana gelen bir süreci kapsar.

17 Haziran 1972 tarihinde başkent Washington D.C.’de Watergate isimli bir iş hanında Demokrat Partinin seçim bürosu işlevi gören bir büroya (Demokratik Ulusal Komitesi) hırsızlık amacıyla girdiği düşünülen 5 kişi yakalandı. Olayın basit bir haneye tecavüz olayı olmadığı yakalanan kişilerin Başkan Richard Nixon’un tekrar seçilmesi için kampanya yürüten ekip ile olan ilişkileri deşifre edildikçe anlaşıldı. Üstelik yakalanan kişilerin üzerinden bir takım gizli kameralar, böcek diye tabir edilen dinleme cihazları ve ofisten çalınan belgeler çıktı. Hırsızların üzerinden çıkan paranın Başkanın resmi seçim ofisinin hesabı ile irtibatlandırılması ise ilk kuşkuları doğuran bulgu oldu.

Ağustos ayı içerisinde Başkan Nixon söz konusu skandal ile ilgisi olmadığına dair bir açıklamada bulundu. Ardından Kasım ayında gerçekleştirilen seçimlerde tekrar başkanlığa seçilmeyi başardı ancak bu skandal ile ilgili kara bulutların dağılmasına yetmedi.

Başlarda basının ve özellikle kamuoyunun mahkeme sürecine olan ilgisi azdı. Ancak Washington Post gazetesi muhabirleri Bob Woodward ve Carl Bernstein’in tarihe mal olan, örnek gösterilen ve sonradan sinemaya aktarılan (All the President’s Men ismi ile) araştırmacı gazetecilikleri ile süreç aydınlandıkça ilgi de arttı.

Muhabirler tehdit ve baskı ile karşılaştıkları süre zarfında gizli belge ve bilgilere ‘Derin Boğaz’ (Deep Throat) lakabını taktıkları birisi aracılığıyla ulaşıyorlardı. ‘Derin Boğaz’ ile muhabirler yaptıkları tüm görüşmeleri kapalı bir otoparkta gerçekleştiriyorlardı. Tam 33 yıl sonra 2005 yılında ‘Derin Boğaz’ lakaplı muhabirlere Başkanın ekibi ile söz konusu haneye tecavüzün ilişkisi hakkında bilgileri sağlayan kişinin Mark Felt adında bir FBI mensubu olduğu ortaya çıktı.

Mahkeme süreci devam ederken, Başkanın ekibinden olan birkaç isim Başkanın Beyaz Saray’da yaptığı tüm görüşmeleri kayıt altına aldırdığı yönünde ifade verdi. Görevli savcı bu kayıtların kendisine verilmesi talebinde bulundu. Başkan Nixon ise bu kayıtları vermeyeceğini açıkladı. Başkanın avukatları Başkanın sahip olduğu yürütme yetkisindeki ayrıcalık nedeni ile kayıtları vermeme hakkının olduğunu iddia etmişlerse de hakim, senato üyeleri ve özel savcı kayıtları elde etmede kararlıydılar. Savcı bu ısrarından vazgeçmeyince 1973 yılında Başkan Nixon atadığı Adalet Bakanı Elliot Richardson’dan özel savcı Cox’u görevden almasını emretti. Bunun üzerine Bakan Richardson emri yerine getirmeyerek istifa etti. Başkan bu sefer vekil Adalet Bakanına özel savcının kovulması emrini yineledi. Ancak vekil bakan da emri yerine getirmeyerek istifa etti. Başkan savcı Cox’u kovacak bir bakan arayışına girdi. Göreve getirilen Robert Bork emri uyguladı. Kamuoyu ise bu yaşanılanlara tepki gösteriyordu.

1974 yılının temmuz ayında A.B.D. Yüksek Mahkemesi söz konusu kayıtların teslim edilmesi emrini verdi. Halkın tepkisini çeken ve desteğini kaybeden Başkanı söz konusu kayıtlarda Watergate skandalı ile ilişkilendirecek açık deliller bulunmaktaydı. Başkanın görevden alınmasına yönelik süreç de başlamıştı. Tüm bu yaşananların ardından Başkan Richard Nixon 8 Ağustos 1974 tarihinde yaptığı açıklama ile ertesi gün istifa edeceğini açıkladı. Yerine yardımcısı Gerald Ford başkan oldu ve Nixon adına kamuoyuna ‘Pardon’ diyerek bir özür belirtti. Nixon ise suçlamaları hiçbir zaman kabul etmedi.

Tarihte ilk defa bir A.B.D. Başkanının istifa etmesi ile neticelenen Watergate Skandalı Amerikan halkının Başkanlığa olan güveninin sarsılmasına yol açtı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.