1755 Lizbon Depremi

1 Kasım 1755 tarihinde, Portekiz’in başkenti ve çevresi 30 bin civarında insanın hayatına mal olan bir depremle sarsılmıştır. Bu deprem sırasında 30 bin kişinin öldüğü, deprem sonrası oluşan tsunami ve yangınlardan dolayı ise bu sayının 60 bin civarına yükseldiği düşünülmektedir. Deprem sonucunda Lizbon şehrinin büyük kısmı yıkılmıştır.

Deprem insanların dini inançlarını sorgulamalarına neden olacak bir sonuç doğurmuştur. Depremin meydana geldiği gün katolikler için kutsal olan Azizler günüdür ve çok sayıda insan depreme kiliselerde yakalanmıştır. Kutsal bir gün olması nedeniyle deprem gününde bütün mumlar yakılı durumdadır ve kiliseler çiçeklerle ve kolay tutuşabilecek dekorasyonlarla süslenmiştir. Deprem mumların devrilerek bu süslemelerin alev almasına neden olmuş ve çıkan yangın depremden sonraki 5 gün boyunca da devam etmiştir. Sarsıntının şiddeti hakkında farklı görüşler olsa da depremin 8.5 – 9.0 şiddetinde olduğuna dair bir görüş mevcuttur.

Portekiz Kralı I. Joseph depremden kızının dini bayramı sahil kenarında geçirmek istemesi sayesinde sağ çıkmıştır. Erken saatlerde kiliseye giden Kral daha sonra bir sahil kenti olan Cascais’e geçmiştir. Bu şiddetli deprem nedeni ile korkuya kapılan kral bir daha herhangi bir bina içerisinde yaşamayı reddetmiş ve kraliyet ailesi Lizbon dışına kurulan büyük bir çadır kompleksine yerleşmiştir. Kral ölümüne dek bu çadırda yaşamıştır.

Kral I. Jose’nin kişisel danışmanlığını yapan ve bir soyluluk unvanı olan ‘Marquis of Pombal’ (Türkçe: Marki) ile anılan Jose de Carvalho e Melo felaketten sonra oluşan travmadan sıyrılıp, şehri yeniden inşaya odaklanmış ve meşhur şu sözlerini söylemiştir: ‘Ölülerimizi yakacağız, yaralılarımızı tedavi edeceğiz.’ Marki kurtarma ve sağlık ekiplerini organize etmiş, yıkılmış şehrin yeniden inşası emrini vermiş ve süreci yönetmiştir. Reformist devlet adamı bu büyük depremin ardından ülkede ekonomi, mimari, idari alanlara ek olarak eğitim alanında da birçok radikal değişikliği gerçekleştirmiştir.

Pombal (Marki) depremden sonra şehirleri yeniden inşa ederken 5 ayrı plan oluşturmuştur. İlk kez şehir tasarımında ızgara plan denen (grid sistem) Marki tarafından uygulanmıştır ve bu sistem dünya çapında çok sayıda şehir yerleşiminde örnek alınmıştır. Şehri yeniden inşa ederken Marki depremin her zaman için hatırda kalması amacıyla tahrip olmuş Carmo Convent kilisesini onartmamış ve kilise bu şekilde günümüze dek ulaşmıştır.

Marki şehri yeniden inşa ederken politikadan da geri durmamıştır. Aristokrat ve Ruhban sınıfında bir reform gerçekleştirmeyi arzu etmiştir.

Carmo Convent

1758 yılında Krala karşı bir suikast girişiminde bulundukları gerekçesiyle ‘Pombal’ yani Marki, Cizvitlerin tüm mal varlığına el koydurur ve bütün mensuplarını ülkeden kovar. Bunun ardından ülkede seküler eğitimin temelleri atılmıştır.

Depremden sonra yaptığı çalışmalarla sismoloji bilimine de katkı sağlayan Marki (Sebastião José de Carvalho e Melo)  şehrin farklı bölgelerine deprem hakkında çeşitli soruları barındıran (su seviyesinde herhangi bir değişikliğin fark edilip edilmediğini, kaç binanın yıkıldığı ve ne tür hasarlar aldığı vb. gibi) anketleri göndermiştir.

Yine bu büyük felaketten sonra dünyada ilk kez depreme dayanan veya direnç gösteren evler ve meydanlar inşa edilmiştir. Başbakan ‘Marquis of Pombal’ bunlara ek olarak köleliğin Portekiz’de ve sömürgelerinde kaldırılmasından, vergi sisteminin değiştirilmesine, donanmadan orduya dek çok farklı alanlarda Portekiz’de büyük yeniliklere imza atmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.