Adam Smith

Adam Smith’in ekonomiye yaptığı katkı ve düşünceleri epey yaygın olarak bilinir ama hayatı çok bilinmez. Doğum tarihi kesin değildir  ama 1723 yılında İskoçya’nın küçük bir liman kasabası olan Kirkcaldy’de vaftiz edildiği kaynaklarda yer alır. Serbest ticaretin en önemli savunucusu olan Adam Smith’in doğumundan önce ölen babasının bir gümrük memuru olması ise kaderin bir cilvesi gibidir.

Smith’i annesi Margaret Douglas büyütür ve oğluna eşinin vasiyetinde Smith’in eğitimi için ayırdığı varlıklar sayesinde iyi bir eğitim aldırır. Glasgow ve Oxford Üniversitelerinde eğitim gören Smith, profesörlerin devletten düzenli aylık almalarını eleştiriyor, nasılsa paralarını alan profesörlerin kendilerini geliştirme kaygısı gütmeyeceklerini düşünüyordu. Oxford’daki hocaları eleştirdiği gibi üniversitenin kendisinin de ‘çürütülmüş sistemler ve modası geçmiş önyargılar’ın yuvası olduğunu söylüyordu. 1746 yılında İskoçya’ya geri döndü ve Edinburgh Üniversitesinde İngiliz Edebiyatı konusunda ders vermeye başladı. Burada yurttaşı olan düşünür David Hume’la uzun süreli arkadaşlığı başladı. 1751 yılında Glasgow Üniversitesinde ilk önce mantık, sonra da ahlak felsefesi profesörü oldu. Enteresandır ki, Smith hayatı boyunca ne ekonomi dersi almış ne de ekonomi dersi vermiştir. İskoç profesörlerin aldıkları para ilgilerini çektikleri öğrencilerin sayısına göre belirleniyordu. Smith için bu sistem daha doğru bir anlayışa dayalıydı.

1763 yılına gelindiğinde Adam Smith büyük bir servetin sahibi olan Buccleuch ailesinin oğulları genç dükün özel öğretmenliğini üstlendi. Smith profesörlükten istifa etti ve genç öğrencisi ile birlikte bir Avrupa turuna çıktı. Bu Avrupa turu Smith’in fikirlerinin gelişimi açısından çok önemli sonuçlar verdi.

Smith bu tur boyunca Voltaire, Quesnay gibi önemli entelektüellerle buluştu. Voltaire ile duyguların, önyargıların, kuralların yerine bilginin ve mantığın başvuru kaynağı olması gerektiği konusunda benzer düşünceler içerisindeydi.

Fransa’da bulunduğu süre içerisinde tarıma fazlasıyla değer veren bu ülkede Smith, kendisi üzerinde önemli bir etkisi olan fizyokrat Quesnay ve Turgot ile buluştu. Fizyokratlar tüm zenginliğin, değerin kaynağını toprakta görmekteydiler. Sadece çiftçiler üretken sınıftır. Devletin gücünün ve işlevinin sınırlandırılması gerektiğine inanılır. Ticaret ve sanayide gerçek üretimin veya artı değerin elde edilemeyeceğine inanırlar. Liberalizmin öncüleri olarak kabul görürler.

Smith, bu yolculuktan edindiği bilgi ve deneyim ile ülkesine geri döndü. Yayınlayacağı yapıtı üzerinde çalışmaya koyuldu. Bugün dahi etkisini sürdüren eserini 1776 yılında yayınladı. Ulusların Zenginliği olarak bilinen (Uzun adı Ulusların Zenginliğinin Yapısı ve Nedenleri olan) kitabın ilk baskısı altı ay içinde tükendi. Bu eser dünyada kapsamlı bir ekonomi teorisi sunan ilk kitap olma özelliğini taşımaktadır. Ulusun zenginliğini, kişinin kendi çıkarları için çalışmasında görüyordu Smith. Kişi kendi ihtiyaçları için çabalarsa, bu çaba bireyin olduğu kadar toplumun da yararına olacaktır. Birey ile toplumun çıkarı uyuşacak ve devletin müdahalesi olmadan adeta bir ‘görünmez el’ işleri yolunda tutacaktır. Bu düşünce insanların kendi çıkarlarının peşinde koşmasının bir şekilde toplumun tamamı için en büyük faydayı yaratacağı düşüncesidir. Yaptığı gözlemler neticesinde iş bölümünün ve uzmanlaşmanın çok önemli olduğuna kanaat getirir Smith. Ülkelerin de belirli ürünlerde uzmanlaşmasını salık verir. Aynı zamanda ticarette serbestliğin önemini de vurgular. Gümrük tarifelerine ve diğer kısıtlamalara karşıdır.

Smith’in pek bilinmeyen ve kendisinden pek beklenmeyecek bir görüşü ise anonim şirketlere karşı olmasıdır. Hisse senedi sahiplerinin şirketin işlerinden anlamadıklarını, tek ilgilerinin paylarına düşen kazancı almak olduğunu eserinde söyler. Şirket yöneticileri için de olumlu şeyler düşündüğü pek söylenemez. Kendi paraları yerine başkalarınınkini yöneten idarecilerin, bu paraları kendi paraları gibi kaygılı bir dikkatle gözetmeyeceklerini söyler. Dolayısıyla böylesi şirketlerde savurganlık ve ihmal görünür. Bu şirketler istisnasız olarak kötü yönetilir diye ekler. (Adam Smith’in temelini oluşturduğu Klasik Liberalizmin detayları için: Serbest Piyasa Ekonomisi)

1778 yılında Adam Smith Edinburgh Gümrük Müşaviri olarak atanır. Aslında hiç de onaylamadığı bir iştir bu. Ekonomist J.K. Galbraith’e göre böyle bir işi geri çeviremeyecek kadar pratik bir kişiydi Smith.

Hiç evlenmemiş olan modern ekonominin babası Adam Smith hiç kopmadığı annesinin vefatından altı yıl sonra yani 1790 yılında Edinburgh şehrinde hayatını kaybetmiştir.

Not: Bu yazının yazılmasında temel kaynak olarak Türkçesi Altın Kitaplar Yayınevi tarafından yayınlanmış olan J.K. Galbraith’in Kuşku Çağı isimli eseri alınmıştır.

One thought on “Adam Smith

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.