Uluslararası İlişkiler Bölümü Mezunu Ne İş Yapar?

Uluslararası İlişkiler bölümünü bitirince ne olacağım sorusu İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi koridorlarında her yıl yankılanır durur. Bu fakültenin benzer iş alanlarına sahip İktisat, İşletme, Çalışma Ekonomisi, Kamu Yönetimi, Maliye bölümleri öğrencilerinin de geleceğe dair benzer endişeleri vardır. Bu yazıyı yazmadan önce bu konuda yazılmış, gerek konuyu uluslararası ölçekte değerlendiren İngilizce yazıları gerekse yerel düzeydeki yazıları okumaya çalıştım. Yalnız yazıların içeriğinin çok benzer olduğunu ve bu yazıların fazlasıyla teoride kaldıklarını görerek kendi tecrübelerimden doğan düşüncelerimi aktarmaya karar verdim.

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi bölümlerinin mezuniyet sonrasında karşılaştıkları deneyimler son derece benzer olduğu gibi iş alanları da iç içe geçmiş olduğu için her ne kadar başta yazıyı Uluslararası İlişkiler bölümü öğrencileri özelinde yazmaya karar verdiysem de konuyu tüm Fakülte öğrencileri kapsamında genişletmeyi uygun gördüm.

İLK YILLAR, GÜZEL HAYALLER

iibf mezunları iş bulma

Şöyle bir gerçek var ki, Uluslararası İlişkiler bölümünde ilk yıllarını geçiren öğrencilerin birçoğunda diplomat olma hayali vardır. Diğer bölüm öğrencileri de kendi alanlarındaki kariyerli meslekleri hedeflerler. Elbette azmeden, çalışan insan için engel yoktur yalnız hedefler ona götüren yollardan geçmekle olur. Yani çok ama çok az kişinin gelebildiği noktaya varmak isteniyorsa yine aynı şekilde çok az kişinin göstereceği bir fedakârlık örneği gösterilmesi gerekir. Yoksa geçen bir iki yılla birlikte hedefin zorluğunun bilincine varıldığında yavaş yavaş umutlar tükenir ve hayal kırıklıkları ile birlikte yolunu kaybetmiş bir insan misali arayış içine düşülür.

ADIM ADIM YÖN BELİRLEME

Teoride İktisat, Uluslararası İlişkiler mezunu olarak sayısız mesleğe talip olabilirsiniz. Zaten bu zamana dek bu konuda okuduğunuz yazılarda Merkez Bankasından, Dış İşleri Bakanlığına, Başbakanlık’tan Bankacılığa dek çok sayıda farklı kurumda yer alabildiğinizi görmüşsünüzdür. Bu hem avantaj hem de dezavantajdır. Avantaj olma sebebi açık: çok sayıda seçeneğe sahipsinizdir. Dezavantaj olma nedeni ise bu sayısız seçenek içinde kaybolma ihtimaliniz. Yani bir doktor veya mühendis misali mezun olduğunuz zaman ne yapacağınız ve unvanınızın ne olacağı net değildir.

uluslararası ilişkiler mezunları

Peki ne yapmalı? Adım adım seçeceğiniz alana dair çerçeveyi daraltmalısınız. Yani öncelikle en temel sorudan başlayabilirsiniz. Özel sektör mü yoksa kamu sektörü mü? Bu şekilde ilerleyerek hedefinizi daralttığınızda kafa karışıklığınız da azalacaktır.

HEDEFİ NASIL BELİRLEMELİ?

Hedef belirleme konusu mühim. Bu noktada bazı konulara dikkat etmek gerek. Tek bir mesleği hedeflerseniz o meslek olmadığı zaman yine yolunuzu kaybetme riskiniz doğar. Ne kadar çalışırsanız çalışın hayat her istediğini vermeyebilir insana. Bundan dolayı hedefinizi daraltın ama az sayıda seçenek bırakmayı da ihmal etmeyin. Elbette seçenekler birbirine yakın olmalı. Yani diplomat olma hedefiniz varsa Avrupa Birliği Bakanlığında uzman yardımcısı olmak da sizin için iyi bir seçenek olacaktır. Zaten birbirine yakın alanlarda işe girme süreçleri de benzer olacağından kafa karışıklığı da yaşamayacaksınızdır. Aynı durum özel sektörü düşünen adaylar için de geçerlidir. Özel sektör de bir pozisyon belirlediğiniz zaman ona yakın pozisyonların da kriterlerini karşılayacak bir yetkinliğe erişmiş olmanız gerekecektir.

ŞİMDİ GERÇEKLER

(TEORİDE BAHSEDİLMEYEN PRATİK)

Hedefinizi daraltarak belirlediniz. Peki bu hedefe giden yolda sadece çalışmak yeterli mi? Bu soruyu hiç düşündünüz mü? Şimdi veya öncesinde bu soruyu yanıtlayanların cevaplarını merak ettiğimden yorum kısmına isteyen görüşünü bırakırsa memnun olurum. Cevabın ilk aşaması net: Başlı başına çalışmak yeterli değil.

Eğer devlet kademesinde yer almak istiyorsanız KPSS ile muhatap olacağınız gerçeğinin farkındasınızdır. Yalnız KPSS’den iyi puan almanın da işe yerleşmede yeterli olmadığı gerçeği var karşımızda. Sınav sonrasında bir de mülakat süreci ile yoğrulacaksınız. Elbette en başta iyi bir puanı hedefleyip mülakat aşamasını daha sonra düşünmek mantıklı olacaktır. Ancak zamanla bazı devlet kurumlarının KPSS yerine kendi sınavlarını yapmaya başlaması, alımların şekil değiştirmesi, yıllara göre alım sayılarında görülen değişim farklı stratejiler geliştirmenizi gerektirecektir. Tüm bunlara hazırlıklı olmak zorundasınız. Koşulları iyi gözlemlemeniz gerekir.

Bu özel durumlar dışında sosyal ağın etkisini de yadırgamamak gerekir. Çok sayıda insan mezuniyet sonrası şu gerçekle karşılaşır: ‘İnsan tanımanın etkisini biliyordum ama bu denli önemli olabileceğini hiç düşünmemiştim’

Maalesef bu bir ülke gerçeği. Bütün dünyada elbette insan ilişkilerinin birtakım etkileri oluyor ama ülkemizde bu durum tahmin edilemeyecek düzeyde önemli bir etken olarak karşımıza çıkıyor. Adına ister referans deyin ister İngilizcesi ile networking deyin isterseniz torpil olarak niteleyin ama bu özel, kamu fark etmeksizin bir gerçek, vakıa. Bu konudaki yorumu da sizlere bırakıyorum. Ben sadece mezuniyet sonrası dünya hakkında soruları olan arkadaşlar için bir durum tespiti yapmayı yeterli buluyorum.

Gerisi size kalmış. Unutulmaması gereken bir nokta da yine ister şans ister kader ister kısmet olarak niteleyin yani neye inanırsanız inanın meslek seçiminde olan insana düşen yol elinden geleni yapmaktan yani çalışmaktan, çabalamaktan fazlası değildir çünkü sonuç kişinin elinde değildir. Güzel unvanlar, önemli mevkiler, yüksek makamlar kişiyi sadece bir süre tatmin edebilir. Asıl olan ise kendinize yaptığınız yatırımdır. Onun fazladan bir ön eke ihtiyacı yoktur. Makamla gelip makamla gitmez. Mevki ile anlam bulmaz.

Son olarak yön belirleme konusunda kılavuza ihtiyaç duyan öğrencilere şu yazıyı okumalarını da tavsiye edebilirim: Ali Fuad Başgil/ Gençlerle Başbaşa

İyi Çalışmalar.

One thought on “Uluslararası İlişkiler Bölümü Mezunu Ne İş Yapar?

  1. İşin kötüsü, çok çalışsam da bir yere giremeyeceğim korkusu taşıyor olmam. Etrafımda gördüğüm mezunlar önce adam bul sonra çalışırsın diyorlar. Bu durum çok can sıkıcı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.