Avrupa 2020 Stratejisi

Avrupa Komisyonu 3 Mart 2010 tarihinde ‘Avrupa 2020: akıllı, sürdürülebilir ve kapsayıcı büyüme için bir strateji’ başlıklı yeni bir stratejiyi yürürlüğe sokmuştur. Bu strateji 2010 yılında sona eren ve ekonomik, sosyal ve çevresel birtakım hedefleri içeren Lizbon stratejisinin yerini almıştır. Lizbon Stratejisi’nden yola çıkarak ve mali kriz ile ekonomik bunalımla oluşan yeni küresel konjonktürü de dikkate alarak belirlenen Avrupa 2020 Stratejisi ile önümüzdeki yıllar içinde  Avrupa Birliği’nin ekonomik ve sosyal altyapılarında önemli değişiklikler öngörülmekte; 2020 yılına kadar, Avrupa Birliği’nin, bilgiye ve yenilikçiliğe dayalı, kaynakları verimli kullanan, çevreci ve daha rekabetçi, aynı zamanda yüksek istihdam sağlayarak sosyal ve bölgesel uyumu destekleyen bir ekonomiye dönüşmesi hedeflenmektedir.

2020 stratejisinin ortaya koyduğu sorunlar

Avrupa Birliği birçok alanda farklı sorunlarla karşı karşıya gelmekte ve bu sorunlara çeşitli stratejilerle çözümler bulmaya çalışmaktadır. İktisadi Kalkınma Vakfı’nın Nisan 2014’te hazırladığı bir raporda 2020 hedeflerine neden ihtiyaç duyulduğuna dair şu tespitler yer almıştır:

  • Çevre kirliliği, küresel ısınma ve iklim değişikliği gibi sorunların giderek endişe verici boyutlara ulaşması;
  • Avrupa Birliği’ndeki nüfusun yaşlanmasıyla, ekonomik ve sosyal sorunların ortaya çıkması;
  • Ülkeler arasında karşılıklı bağımlılığın (özellikle enerji alanında) artması;
  • Ar-Ge ve yenilikçiliğe (inovasyon) yönelik yatırımların yetersiz kalması;
  • Yenilikçiliğe yönelik yatırımlar ve KOBİ’lerin gelişimi için mali kaynaklara erişimde zorluklar yaşanması;
  • Yenilikçiliği teşvik edecek iş ortamının yeterince gelişmemiş olması;
  •  Avrupa Birliği’nde yeterince araştırmacı olmaması;
  • Üye ülkeler ve bölgeler arasında ekonomik ve sosyal dengesizliklerin bulunması;
  • Avrupa Birliği’nde okulu terk etme oranının yüksek olması;
  •  Avrupa Birliği’nde yüksek öğretim oranının düşük düzeyde kalması;
  • Gençlerin, eğitim ve öğretim süreci boyunca ve iş gücü piyasasına girişlerinde birçok zorluklarla karşılaşmaları;
  • Göçmenlerin topluma ve iş gücü piyasasına entegrasyonları sürecinde zorluklarla karşılaşmaları;
  • İş gücü piyasasındaki talep ve arz arasındaki dengenin sağlanılamaması;
  • Avrupa Birliği’nde özellikle gençler arasındaki işsizlik oranın yükselmesi;
  • Avrupa Birliği vatandaşlarının, kişilerin serbest dolaşımı hakkından yeterince faydalanmamaları;
  • Tek Pazar’ın tam olarak tamamlanmamış olması;
  • Tek dijital piyasanın oluşmamış olması;
  • Avrupa ekonomisinde, hedeflenen bilgi toplumunun ihtiyaçlarına karşılık verebilecek nitelikli iş gücünün yeterince yetişmemiş olması;
  • İnternete karşı güvensizliğin ve siber suçların artması;
  • Ekonomik kriz ile yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında kalan vatandaşların sayısının artış göstermesi;
  • Ekonomik kriz ile çalışma koşullarının ve yaşam şartlarının kötüleşmesi;
  • Enerji kaynakları ve ham maddelerin azalması;

2020 stratejisinin ortaya koyduğu hedefler

2020 stratejisi ile Avrupa Birliği’ne üye devletler birçok yükümlülük altına girmiş ve Avrupa Birliği komisyonu bu yükümlülüklerin denetleyicisi olma görevini üstlenmiştir. Çevre, ekonomi, sosyal alanlar gibi çok farklı konularda olan bu hedeflerin bir kısmını aşağıda listeledik. Grafikte de görüleceği üzere bu hedefleri 5 başlık altında toplamak mümkün. Bu başlıklar İstihdam, Yoksulluk ve Sosyal Dışlanma, Ar – Ge ve İnovasyon, Eğitim, İklim Değişikliği ve Enerjidir.

Avrupa 2020 Stratejisi

Öncelikle 2020 stratejisinin en çok ilgi çeken ayağı olan çevre ile ilgili hedeflere bakalım:

  • Enerji verimliliğinin yüzde 20 artırılması;
  • Yenilenebilir enerjinin Avrupa Birliği’nin toplam enerji tüketimindeki payının yüzde 20’ye çıkarılması;
  • Sera gazı salımlarının 1990 yılı seviyesine kıyasla en az yüzde 20 oranında azaltılması (diğer gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler de bu yönde girişimlerde bulundukları takdirde, bu oranının yüzde 30’a çıkarılabileceği de belirtilmiştir)

Çevre hedefleri dışında kalan alanlarda yine 2020 stratejisine dahil olan hedeflerin bir kısmı ise şu şekildedir:

  • 20 ila 64 yaş aralığındaki nüfusun yüzde 75’inin istihdam edilmesi,
  • Avrupa Birliği’nin GSYİH’sinin yüzde 3’nün Ar-Ge ve yenilikçilik için ayrılması
  • Ulusal yoksulluk sınırında yaşayan Avrupalıların sayısını yüzde 25 oranında düşürerek, yaklaşık 20 milyon insanın yoksulluktan kurtarılması.
  • Okulu terk etme oranının yüzde 10 seviyesinin altına düşürülmesi;
  • Yüksek öğretime katılım oranının yüzde 40’a çıkarılması;

 

Avrupa 2020 Strateji Hedefleri

Sera gazı salınımının azaltılması

AB 2020 Hedefleri

Bu hedeflere ulaşılabilmesi amacıyla çeşitli politikalar uygulamaya sokulmuştur. Örneğin Emissions Trading System (ETS) isimli bir program ile sera gazı salınımının azaltılması amaçlanmıştır. Avrupa Birliği’nde salınan sera gazlarının %45’ini kapsayan bu program 28 AB üyesi ülkede ve 3 EFTA üyesi ülkede (norveç, izlanda, Lihtenştayn’da) uygulanmaktadır. ‘Cap and Trade’ adı verilen bir prensibe sahip olan bu program ile şirketler salabilecekleri (yani izin verilen miktarla sınırlı) gaz miktarını satın almaktadırlar. Bu sınırı aşarlarsa yaptırımla karşı karşıya kalmaktadırlar. Eğer sahip oldukları izinden daha az miktarda gaz salınımı gerçekleştirirlerse sahip oldukları hakkı başka bir fabrikaya devredebilme imkanına sahipler. 2020’de bu sistem altındaki sektörlerde sera gazı salınımının %21 daha az olması hedeflenmektedir. Bu sisteme dahil olmayan konutlar, tarım, atık ve havacılık dışındaki ulaşım sektörleri –AB toplam salınımının %55’i-  için ulusal hedefler söz konusudur.

Ulusal hedefler ülkeden ülkeye değişiklik göstermektedir. Bu hedefler ülke refahına göre değişiklik göstermektedir.  En zengin ülkenin %20 salınımını azaltmasından en fakir ülkenin en fazla %20 salınımını artırabilmesi gibi sınırlar bulunmaktadır. Ülkelerin kaydettikleri gelişim komisyon tarafından takip edilmektedir.

Ülkelerin sera gazı salınımlarındaki yüzdesel değişim şu şekildedir:

AB ülkeleri Sera Gazı Salınımı

Sera gazı salımları üye ülkeler bazında incelendiğinde, Avrupa Birliği’nde 1990 yılına kıyasla, sera gazı salımlarının en çok artış kaydedildiği ülkelerin başında GKRY, Malta, İspanya, Portekiz ve İrlanda gelmektedir. Almanya, Bulgaristan, Letonya, Litvanya ve Romanya’nın ise 1990 yılından beri sera gazı salımlarının azaltılması konusunda önemli başarılar elde ettikleri gözlemlenmektedir.

Yenilenebilir Enerji

Yenilenebilir enerjide düşük karbon teknolojisini AB finanse etmektedir. Bu alanda çeşitli inovasyon programları yürütülmektedir.

2010 yılında üye ülkeler, 2020 yılı için yenilenebilir enerji kullanımını artırmaya yönelik olarak kendilerine özgü birer hedef belirlemiştir. Tüketilen enerjiyi yenilenebilir enerjiden karşılama oranında Malta için hedef %10 iken, İsveç için %49’tur. Ancak yine de Avrupa Birliği genelinde, toplam enerji tüketimindeki yüzde 20’lik yenilenebilir enerji payı hedefini karşılayabilen sadece sekiz ülke bulunmaktadır. Bu ülkeler, İsveç, Letonya, Finlandiya, Almanya, Estonya, Portekiz, Romanya ve Danimarka’dır. Avrupa Birliği’nde, üye ülkeler arasında mevcut farklılıklar büyük ölçüde üye ülkelerde bulunan doğal kaynaklar, hidroelektrik santral inşa etme kapasitesi ve kullanabilir biyokütle gibi unsurlardan kaynaklanmaktadır. Avrupa Birliği’nde kaynakları daha verimli kullanarak düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecinde, yenilebilir enerjiye yönelik yatırımların teşvik edilmesi büyük önem kazanmıştır.Ayrıca sera gazı salımlarının azaltılmasında, yenilenebilir enerji kaynaklarının önemli bir rol oynaması söz konusudur. 1990 ve 2009 yılları arasında, Avrupa Birliği’nde kömür üretiminin önemli derecede düştüğü gözlemlenmektedir. Aynı süre zarfında, Avrupa Birliği’nde enerji üretiminde yenilenebilir enerjinin payı yüzde 7’den yüzde 18’e ulaşmıştır.

Yenilebilir enerjinin toplamda payı

Enerji Verimliliği

AB 2020’de kullanacağı tahmini enerjiye oranla %20 enerji tasarrufuna gitmeyi amaçlamaktadır. Bu da yaklaşık olarak 400 güç istasyonuna ihtiyaç duyulmaması anlamına gelmektedir. Ayrıca enerji verimliliğinin sağlanması için alınan diğer önlemler ise şu şekildedir: her yıl devletin sahip olduğu veya kullandığı binaların en az %3’ünde enerji verimliliği için yenileme yapılması, bina satış veya kiralamalarında enerji verimliliği sertifikasının zorunlu hale getirilmesi, her üç yılda ulusal enerji verimliliği aksiyon planının hazırlanması, büyük şirketler enerji denetimi raporunu her üç yılda bir iletmek zorunda olması. Bir diğer genel hedef ise her yıl ulusal enerji satışının %1.5 düşürülmesidir.

Avrupa Birliği’nde yıllar içerisinde yenilenebilir enerji payındaki değişim ise şu şekildedir:

AB'de yüzdesel enerji tüketimi

 

avrupa birliği enerji tüketimi

2020 stratejisinin getirileri

Kaynakların verimliliğinin artmasıyla birlikte, ekonominin tüm sektörlerinde Ar-Ge ve yenilikçiliğe yönelik yatırımların geliştirilmesi sonucunda, Avrupa Birliği’nin rekabet edebilirliğinin artması ve daha fazla istihdam imkânlarının yaratılması beklenmektedir.

2020 stratejisi AB’nin enerji güvenliğine katkı sağlayacaktır. Avrupa’nın enerjide dışa bağımlılığı azalacak ve bir Avrupa Enerji Birliğinin kurulmasına katkı sağlayacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.