Serbest Piyasa Ekonomisi

Adam Smith’in 1776 yılında yayınlanan ‘Milletlerin Zenginliği’ adlı kitabı, Klasik İktisat Ekolünün ve de Klasik Liberalizmin temelini oluşturur. Adam Smith’in düşüncelerine etki eden yaşam öyküsünü okumak için: Adam Smith) Klasik Liberal Sistemin; ‘Liberal Kapitalist Sistem’, Serbest Piyasa Ekonomisi’,Piyasa Ekonomisi’, ‘Özel Girişim Sistemi’, ‘Pazar Ekonomisi’ veya ‘Hür Teşebbüs Sistemi’ gibi farklı isimleri de mevcuttur. Smith’in Klasik Liberalizme yön veren görüşlerinin ve Liberal Ekonominin ana faktörlerini ise şu şekilde sıralayabiliriz:

1-) Piyasa Mekanizması (Piyasa ve Fiyat): Liberal kapitalist sistemin ilk sırada gelen özelliği düzgün işleyen piyasa mekanizmasının varlığıdır. Ekonomideki karar alıcılar, kararlarını piyasa sinyallerine bakarak almıyorlarsa, o ekonomi için liberalizmden söz edilemez. Liberal kapitalist düzende, ekonomideki tüm sorunların çözümünü piyasa mekanizması ya da fiyat mekanizması adı verilen bir sistem sağlar. Fiyat, üretici ve tüketicinin karşılaştığı piyasada oluşur. Piyasa mekanizmasına müdahale edilmemesi gerektiği ‘bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler’ sloganı ile vurgulanmıştır. Fiyat mekanizmasının kendiliğinden işleyişinin ekonomide tam istihdamı sağlayacağına inanılır. Eğer toplumda, çalışmak isteyenlerin bir kısmı iş bulamıyorsa, ücretler düşecek, düşük ücretlerden işverenler daha çok işçi çalıştırmak isteyince, ekonomide işsiz kalmayacaktır.

2-) Özel Mülkiyet: Liberal kapitalist sistemin ikinci özelliği üretim araçlarının (toprak, kapital) mülkiyetinin devlete değil kişilere ait olmasıdır. Kapitalizm ya da kapital sistem kavramı da kapital mallarının mülkiyetinin kişilere yani özel sektöre ait olması gerçeğinden gelmektedir.

3-) Girişim ve Seçim Özgürlüğü: Liberal kapitalist sistemin üçüncü özelliği girişim ve seçim özgürlüğüdür. Girişim özgürlüğü, özel sektörün üretim faktörlerini mal ve hizmet üretimine yöneltirken, hiçbir sınırlama ile karşılaşmaması, serbestçe hareket etmesidir. Seçim özgürlüğü ise, tüketicilerin serbestçe diledikleri mal demetini satın alabilmeleridir.

4-) Bencillik: Liberal kapitalist sistemin dördüncü özelliği girişim ve seçim özgürlüğüne sahip olan üretici ve tüketicilerin kendi çıkarlarını düşünmeleri yani bencil hareket etmeleridir (homo economicus / ekonomik insan). Üreticiler kar maksimizasyonuna, üretim faktörleri sahipleri faktörlerini en yüksek fiyattan satmaya, tüketiciler ise fayda maksimizasyonuna yönelirler.

5-) Rekabet: Liberal kapitalist sistemin beşinci özelliği, üretici ve tüketici sayısının aldıkları kararlarla rekabeti engelleyemeyecek kadar çok sayıda olmasıdır. Bir başka deyişle karar birimleri ‘piyasa gücüne’ sahip olmamalıdırlar.

6-) Sınırlı Devlet: Liberal kapitalist sistemin altıncı özelliği, ekonomide devletin ağırlığının çok sınırlı olmasıdır. Devlet zorunlu bir fenadır ve bu nedenle devlet müdahalesi gereksizdir. Savunma, adalet, sağlık, eğitim, çevreyi koruma vb. gibi kolektif gereksinmeler için devlet tarafından alınan kararlar dışında, toplumdaki tüm üretim kararları firmalar tarafından alınmalıdır.

Liberal kapitalist sistemin temel özelliklerini sıraladık. Bu sistemde aynı zamanda bu özelliklerle iç içe geçmiş ve çok kullanılan bazı kavramları da açıklayalım:

* Görünmez El Prensibi: İlk kez Adam Smith tarafından kullanılan bu prensip sayesinde, ‘kişisel yarar’ maksimum düzeye eriştirilirken, devletin piyasa mekanizmasının işleyişine hiçbir müdahalede bulunmaması halinde ‘toplum yararı’ da en üst düzeye erişecektir. Bir başka deyişle, çıkarını en üst düzeye eriştirmeye çalışan özel girişim kendi yararı ile birlikte ekonominin sosyal yararını da en üst düzeye ulaştıracaktır.

* Homo Economicus: İnsan davranışlarını yönlendiren temel faktörün bireysel çıkarlar olduğunu kabul eden anlayıştır. Kişisel çıkarlarla toplumun çıkarları uyum içerisindedir. Homo Economicus’un özellikleri şunlardır:

  • Tam bilgiye sahip olma.
  • Seçici olma.
  • Çoğu aza tercih etme.
  • Tercihler arasında tutarlı olma.

Liberal Kapitalist Sistem, 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı’na kadar dünyada kabul görmüştür. Bu tarihten itibaren mevcut krizin çözümünde Müdahaleci Kapitalizm anlayışı etkili olmuştur. 1970’li yıllar gibi liberal politikaların önemi yeniden artmıştır. Günümüzde devletler saf sistemler kullanmak yerine daha çok karma politikalara yönelmişlerdir.

Not: Bu yazıda kaynak eser olarak Zeynel Dinler’in Ekin Yayınevi’nden çıkmış olan ‘KPSS İktisat’ ve İhtiyaç Yayıncılık’a ait ‘Mikro İktisat’ kitapları kullanılmıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.