Yumuşak Güç ve Kamu Diplomasisi

Yumuşak Güç (Soft power), Kamu Diplomasisi (Public Diplomacy), Akıllı Güç (Smart Power) gibi kavramları bizlere tanıtan Amerikalı akademisyen Joseph S. Nye’dır. Bu yazımda kendisinin bu konuları açıkladığı bir makalesini kavramları tanımak isteyenler açısından kısa bir özet halinde çevirisini yaparak sunmayı amaçlamaktayım.

Yumuşak güç, diğer devletleri baskı veya ceza uygulamak yerine onları cezbederek onlardan istediklerini elde edebilme kabiliyetidir. Bir ülkenin yumuşak gücünün kaynağı kültürü, değerleri ve politikalarıdır. Akıllı güç (smart power) stratejisi hem yumuşak hem de sert güç kaynaklarını kombine etmeyi gerektirir.

Kamu diplomasisi akıllı gücün önemli bir cephaneliğidir ancak akıllı güç diplomasisi özeleştirinin, sivil toplumun ve güvenilirliğin rolünü kavramayı gerektirir.

Güç, istediklerini elde etmek için diğerlerini etkileme kabiliyetidir. Davranışlar üç şekilde değiştirilebilir: baskı tehdidi, yönlendirme/rüşvet teklifi ve istenilenin arzu edilmesini sağlayacak cazibe. Bir ülke istediği kazançları diğer ülkelerin; onu takip etmeyi istemeleri, değerlerine hayran olmaları, taklit edilecek bir örnek olarak görmeleri ve onun refah ve şeffaflık seviyesini kendilerine amaç edinmeleri sayesinde elde edebilir.

Yumuşak güç diğerlerinin tercihlerini şekillendirebilme kabiliyetine dayanır. Yalnızca etki değil etkinin bir kaynağıdır. Etki (gücü) tehdit ve rüşvetin sert gücüne (hard power) de dayanabilir. Ayrıca yumuşak güç sadece ikna etmeden de fazlasıdır. Yumuşak güç ‘cazibedar’ güçtür.

Kamu Diplomasisi diğer ülkelerin kamuoyunu cezbetmek ve onlarla iletişim halinde olabilmek amacıyla hükümetlerce kullanılan bir enstrümandır. Kamu diplomasisi radyo – TV yayınları, kültürel ihracatın sübvanse edilmesi, değişim programlarının düzenlenmesi gibi potansiyel kaynaklarla ilginin çekilmesi ile cazibenin artırılmasını amaçlar. Ancak bir ülkenin kültürünün, değerlerinin, politikalarının içeriği cazibedar değilse sunulan kamu diplomasisi yumuşak güç oluşturamaz. Sadece karşıtlık üretebilir. Tamamen çıplaklık ve şiddet içeren Hollywood filmlerinin muhafazakâr Müslüman ülkelere ihraç edilmesi yumuşak güç oluşturmak yerine ters tepebilir. Ayrıca yapılan yayınlarda başka ülkelerce küstah ve kibirli görülen hükümet politikalarının erdemliliği övülürse bu da cazibedar bir yumuşak güç üretemez.

Amerika’nın bu konuda gücünü gözlemleyen eski bir Fransız dışişleri bakanı, Amerika’nın başkalarının arzu ve rüyalarına ilham kaynağı olmasına ve film ve televizyon gibi global alanlarda üstün olması sayesinde farklı ülkelerden çok sayıda öğrencinin çalışmalarını bitirmek amacıyla Amerika’ya gitmesine değinmiştir.

Bir ülkenin yumuşak gücü üç temel kaynağa dayanmaktadır: Diğerlerini etkileme gücüne sahip bulunan kültür, ülke içinde ve dışında ona göre hareket edilen politik değerler, yasal ve ahlaki görülen bir dış politika.

Sonuç olarak küresel bilgi çağında güç en az baskı ve rüşvet gibi sert boyutu içerdiği kadar cazibenin yumuşak boyutunu da içerecektir. Sert ve yumuşak gücü etkin bir şekilde birleştirebilme yeteneği ‘akıllı güç’ ü (smart power) oluşturur. Günümüz terörizmine karşı çabalar kalpleri ve akılları kazanma üstüne olmalıdır ve sadece sert güce dayanmak başarıya götürmez.

Not: Bu yazı Joseph S. Nye’nın ‘Public Diplomacy and Soft Power’ isimli SAGE tarafından yayınlanmış makalesinden yararlanılarak yazılmıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.